Çarşamba, Haziran 13, 2007

Kimin Eli temiz?

Hal ve hareketlerinden siyasetten elini ayağını çekerek kendini tümüyle Dünya'nın küresel çevre sorunlarına, iklim değişikliği hususuna adadığı izlenimini edindiğimiz Clinton dönemi başkan yardımcısı, Bush'un kıvrak bir hamle ile ayağını kaydırdığı rakibi Al Gore İstanbul'da gerçekleştirilen Küresel İklim Değişikliği Konferansına katılarak "Live Earth" konseri hakkında bilgi vermiş. Kendisinin küresel kirlilik, iklim değişikliği gibi konularda amme hizmeti verircesine adanmış bir şekilde insanları bilinçlendirmeye çalışmasını takdirle karşılasam da samimiyeti hususuna koca bir ? koymadan edemiyorum. Zira kendisinin ABD'nin en büyük etanol üreticilerinden biri olduğunu bırakın biz, Brunei'de kızını evlendirmekte olan sultan dahi biliyor. Etanol bio dizel olarak piyasaya sunulan, mısır, şeker kamışı, soya gibi bitkilerden elde edilen bir tür yakıt. Küresel kirliliğe büyük katkısı olan fosil yakıtlara alternatif olarak ortaya çıkartılan bir madde. Böyle söyleyince kulağa sempatik gelse de kazın ayağı öyle değil. Her şeyden önce son yapılan çalışmalarda etanolün petrole dayalı benzinden daha çok hava kirliliğine neden olduğunu ve insan sağlığı üzerinde daha büyük riskler barındırdığına yönelik bulgulara ulaşılmış. Artan talepler nedeniyle ABD'de mısır üretimi son yıllarda fazlasıyla artış gösterse de insanların temel gıda maddelerinden biri olan mısırın fiyatı üretim oranları oranını düşürmek yerine üretimle birlikte doğru orantılı olarak artmış. Güney Amerika ülkeleri etanol için şeker kamışı üretimini arttırırken, çevreye duyarlı yakıt üretiminde kullanılan kamışları dikmek için Yağmur Ormanları'nı yavaş yavaş yok etmekte bir mahsur görmemiş. Tam bu noktada işin içine büyük ağabeyimiz Soros'un ciddi yatırımlarla girmiş oluğu bilgisi bu kıyımı mazur göstermese de en azından zihinlerimizi netleştirmeye yarayabilir. Öte yandan çevre gönüllüsü dost insan Al Gore'un da bu işte bir yanlışlık görmeyerek etanol üretimine çatır çatır devam etmesi bu bağlamda manidarlık kazanabilir sanıyorum. Etanolle birlikte gelecek riskler arasında dünya gıda dengesinde ortaya çıkabilecek sorunlar da hafife alınmayacak kadar ciddi görünüyor. Zira hayvan yemi özellikle de kanatlı hayvanların yetiştirilmesinde kullanılan mısırın etanole kaydırılması ve fiyatlarda ortaya çıkan artış kanatlılardan elde edilen beyaz et üretimini; şeker kamışına yönelik rağbetin de temel gıda maddelerinden biri olan şekerin üretimini şimdiden tehdit etmeye başladığı görünüyor. Hal böyleyken çevre sorunlarına,küresel iklim değişikliklerine böylesine eğilmiş Al Gore'un yoğun çabalarının ardında bir bit yeniği; para gelir güldür güldür zihniyetini arıyor olmam abartı bir şüphecilik olarak değerlendirilir mi? "Kimin eli kiminkinden temizdir?" sorusunun cevabı nedir?Petrol için Irak'a kıyan Bush'un elleri mi, yoksa etanol için Yağmur Ormanları'nın kıyılmasına göz yuman Gore'unkiler mi temizdir?(Sanırım Bush'un elleri Gore'a oranla biraz daha kirli). Ne yapayım elimde değil, işin bir tarafında parayı gördüm mü kaşınmadan edemiyorum, uyuz olmadan duramıyorum yani anlayacağınız.Fesatım ben fesatım fesatım... İşin en güzel tarafı ise Live Earth gibi bir konserin İstanbul'da düzenlenecek olması, en azından bu hususta hakkını yemeyelim Mr.Gore'un.

12 yorum:

gaykedi dedi ki...

geçen haftalarda deniz gökçe bu konuyu çok güzel işledi üç yazısına link vereceğim ilgini çekecektir. "1" "2" "3"

Ezgi dedi ki...

Ben de bu hususta karalamayı düşünüyordum. Live Earth İnönü Stadı'nda yapılacak, elektrik çöplerden üretilecekmiş, güneş enerjisinden yararlanılacakmış. Çevre bilincinin tam oturmadığı bir ülkede bu denli geniş katılımlı bir festivalde üretilecek ambalaj, kağıt ve bilimum çöpler nasıl değerlendirilecek? Festivaller sonrası yüksek miktarda atık çıktığını biliyoruz. Live Earth organizasyonunu düzenleyenler bu hususlara önem vereceklerini söylüyorlar, giysilere kadar materyaller organik olacakmış vs. Ama bu tarz organizasyonların ideolojisinden ziyade line-up'ını ciddiye alanlar için bir bağlayıcılığı olmayacak. Live Earth'ün iyi müzikten fazlasını sunacağına inanmıyorum. Zira bizzat ben gidersem de mazotla çalıştırılan bir toplu taşıma aracı kullanmak zorundayım, henüz güneş enerjili Beşiktaş otobüsü çıkmadı.

Elden geldiğince az çöp üretmek adına yaptığım belki tek şey öğrencilikten kaynaklı yoğun kağıt tüketimini geri dönüşüm kutularına, pilleri de pil kutularına atmak.

Şu satırları yazdığım anda tesadüfe bak ki TRT de bir çizgi film oynuyor. Kötü adam yağmur ormanlarını yiyip bitiren bir bulut yaratıyor, insanların can damarı olduğunu hahahahahaho kötü gülüşüyle anlatıyor. :)

ezop dedi ki...

Gaykedi teşekkür ediyorum. Deniz Gökçe mevzuyu rakamlarla ortaya koymuş. Konyla ilgilenenler linklere girip yazdıklarımın istatistiksel ve bilimsel yönlerini inceleyebilir, daha çok fikir edinebilirler. Bir de tabi Deniz Gökçe etanol üretiminde ve nakliyesinde ortaya çıkan enerji ihtiyacına değinmiş. Bunu ben unutmuştum. Yani sonuçta mısırı tarladan alıp sokmayacağız arabanın yakıt gözüne değil mi?
Ezgicim çok haklısın bu konserler insanlara hoşça vakit geçirmekten, iyi müzik dinlemekten öteye geçmeyecek gibi görünüyor. Bir de tabi Al Gore'un etanol propagandası yapması için önemli bir fırsat oluşturacak.

Cansu dedi ki...

Al Gore,Bush bu tiplerin hepsi insanların yüzüne güler,arkalarından pis işler çevirirler.Resmen insanları kandırmaya çalışıyorlar.Dünya bu gibi insanların elinde olduğu sürece her yönde işimiz çok zor.

inte dedi ki...

Şebnem Dönmez Al Gore'un sunumunu "Gönlümüzün Başkanı" şeklinde yapmış..Kimin gönlü?!!!

ezop dedi ki...

Hem ABD başkanı neden bizim gonlumuzun başkanı oluyormuş ki deği mi Inteciğim?

Goddess Artemis dedi ki...

İmdaaaaaaaakkkkkkkk! Ciyaaaaaaaaak! Uzayın diğer ucundaki akıllı/gelişmiş(!) canlılar! Duyun çığlıklarımı ve mümkünse gelip beni kaçırın dünya gezegeninden!

Çağrışımla çalışan beynimden şu replik yankılanıyor, The Truman Show filminden:

"Everybody is pretending Trumaaaaan!"

ezop dedi ki...

Cansucum keşke sadece bir ya da iki insana bağlı olsaydı tüm olup bitenler. O zaman işimiz daha kolay olurdu diye düşünüyorum. Ama yazık ki kırılması, parçalanması daha zor sistemlerle karşı karşıyayız ve bunun altında da herkes için aynı şeyi ifade etmese de güç,çıkar, maksimum fayda yatıyor.
Goddesscığım valla bir yolu olsa da bir an önce kaçsak bu gezegenden yoksa hepimiz yavaş yavaş, sürüne sürüne yok olacağız..:)

gozde dedi ki...

Her sabah saat 8 de Açık radyo 94.9 da yayınlanan Açık gaste programı bütün tarışma ve yorumlarınızı kapsamakta,haberiniz olsun diye yazıyorum..Bence insanlar organik olana yönelmeli,arz talep yaratmalı,enerji tasarrufu yapmalı ve hükümetler en azından,şimdilik Kyoto protokülü imzalayıp yaydıkları karbon emisyonlarını düşürmeli..durum vahim..

ezop dedi ki...

Gözde cok sagol, benim icin NTV haberlerini izleme saati ama alışkanlıklarımı değiştirip açık radyoya da yönelebilirim. Bizim hükümetin ya da ABD hükümetinin bu Kyoto işine sıcak bakmadığını biliyoruz.ABD karbon salınımı açısından Çin'den sonra gelen 2. ulke.Bu iki ülke zaten tüm dünyanın yaydığının yarısından fazlasını atmosfere bırakıyor. Onlar imzalamadıktan sonra biz bir tarafımızı yırtsak da bazı şeylerin önüne geçemeyiz. Ama en azından bireysel sorumluluklarımızı yerine getirirsek "bu dünya için bir şey yaptım" diyerek biraz daha rahat uyuyabiliriz.

gözde dedi ki...

hiç öyle deme,Türkiyenin karbom emisyonlarında özellikle son 10 yıl içinde korkunç bir artış sözkonusu..Eğer amaaan onlar pisletiyo olar temizlesin dersek sayın vekillerimizi ve yetkililerimizin söylediklerini tekrarlamış olmazmıyız?

ezop dedi ki...

Yoo öyle demiyorum zaten. Kesinlikle kastettiğim bu değil. Türkiye'nin acilen Kyoto'yu imzalaması lazım. İvedilikle. Bunu daha önceki yazılarımda dile getirmiştim zaten! Şubat ayında yazdığım Küresel Isınma, Castro, Düdüklü Tencere ve Bizimkiler başlıklı yazımda bu konuya ilişkin görüşlerim mevcut. Ancak dünya vatandaşı olarak bizim hem kendi ülkemizi hem de bu ülkeleri zorlamamız gerekiyor. Aksi taktirde işimiz çok zor.

http://ezgininguncesi.blogspot.com/2007/02/kresel-isnmacastroddkl-tencere-ve.html

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails