Cuma, Aralık 29, 2006

Eskiyi Getir Yeniyi Götür: 2006 çıkarken...

Hani pek çok yerde gördüğümüz bir mizansen vardır: eski yaşlanmış bir adam olarak çıkarken yeni yıl da bir delikanlı olarak kapıdan girer...Bu yazıyı gördüğümde de aklıma o mizansen geldi. Keşke bu kadar kolay olsaydı herşey diye düşündüm. Eski bir yıl çıkarken onu buruşturup çöp tenekesine fırlatıverseydik ne güzel olurdu. Ama olmuyor işte, olamıyor. Yaşanmışlıklarla geçen bir yıl hatta geride kalan onca yıl öyle kolaycacık bir köşeye terkedilemiyor. Bu yıllar kümülatif bir şekilde birikiyor ve doğan her mahlukat "yeni" gelen yılla biraz daha "eskiyor"...Peki nedendir bunca telaş, bunca heyecan bunca tantana... İlle de kırmızı don giyen, etrafı süsleyen, evinin ortasına çam ağacı konduran, çılgınca alışveriş yapan insanoğlu dışında var mıdır kutlayan yaklaşan "son kullanma tarihini"? Varsa dahi vallahi ben bilmiyorum.Ama yine de sıradan bir insanoğlu olarak bir yıl geçip giderken hem hüzünleniyor hem de yaklaşan yılın nelere gebe olduğunu merak ediyorum. İşin en kötüsü "umut" ediyorum. Yeni yılın sihirli bir değnekle geleceğini sanma gafleti içinde ülkeme ve dünyama sanki birden mutluluk bulutları inecekmiş hissine kapılıyorum. Sanki savaşlar birden kesilecek, salgın hastalıklar, salgın olmayan hastalıklar,açlık,fakirlik birden sonlanacak, insanlar kardeş oldukları fikrini içselleştirecek ve farklılıklarıyla birbirini kabul edebilecek, ekonomik refah halka halka dünyamın en ücra köşesine kadar yayılacak, toprakları ve kafaları ayıran sınırlar kalkacak, isteyen istediği coğrafyada yaşayabilme özgürlüğüne kavuşacak, işkenceler, fiziksel şiddetler, çocuk pornoları, cinsel istismarlar, hayvanlara yönelik zulüm son bulacak, insan yaşadığı doğanın ne büyük bir nimet olduğunu kavrayacak ve ona göre hor kullanmayacak...Dünya ütopik bir oluşuma girecek...
Haberciler insanlara "yeni yıldan beklentilerini" sorduklarında nedense hep o klişeleşmiş cevapları alıyorlar. "2007' de dünyaya barış, sağlık, ekonomik refah ve mutluluk gelsin." Gelsin de 2006 ve öncesinde de bu dilekler dile getirilmemiş miydi? Pek çok insan bu dilekleri paylaşıp, ifadelendirmiyor muydu? E peki nerede o zaman barış, nerede ekonomik refarh, nerede mutluluk. Bu işte bir gariplik yok mu? Hem isteyeceğiz hem de bu istekler için en azından bireysel düzeyde bir çaba göstermeyeceğiz (sözüm çaba gösterenlerin dışına). Var mı böyle çok yüzlülük?
Ben 2007 gelirken insanlık için "akıl, fikir ve yürek" diliyorum. Bunlar olmadı mı dünyamız için de ülkemiz için de bi mok olmaz.
Not: 2006' da ben bol bol ders çalıştım, 2007' de de öyle yapacak gibi görünüyorum. Bir dostumu Ankara' ya emanet ettim, Ankara' dan da dost doğru bir dost edindim. Teyze oldum, teyze olacağım haberleriyle coştum, dostlarımı dünyaevine gönderdim, dost meclislerinde doydum, kaybettim sandıklarımı buldum. Bir blog sitesi kurdum ve yeniden eski gunlerimdeki gibi yazmaya başladım. Geliştim, daha da gelişmem gerektiğini, okunacak, öğrencek çok şeyin olduğunu bir kez daha anladım. En son 2006' nın önemli olaylarını fotoğraflarıyla aktaran NTV almanağını ve muhteşem fotoğraflarıyla "O'an"lar kitabını edindim. 2006 çıkmadan size de bir an önce bu yayınları edinmenizi tavsiye ederim. 2007 hepimiz için iyi bir yıl olsun.
Dostlar size de yeni yılda bol okumak, çok yazmak, yazılanları paylaşabilmek, paylaştıkça çoğalmak ve bunları yapmak için de aşk diliyorum...İyi yaşayın.

5 yorum:

suna dedi ki...

insan neden geçmişe sarılır; onu yeniden yaratabilme özgürlüğüne sahip olduğu için mi?? sahi, kim bilebilir "ben bunu yapmıştım" diyen birinin doğruyu söylemediğini..yok yok, o kadar kötü niyetli değilim. sadece herkese gözlerini geriye dönmeyeceği, yaşamını kafasından gerçek dünyaya çıkaracağı, daha umutlu bir sene diliyorum. kendim için düşündüğümü salıyorum bir dilek nezdinde:)

ezop dedi ki...

Geçmişi yeniden kurgulamak da sadece biz insan türüne mahsus bir özellik diye düşünüyorum. Geçmişi yeniden yazmak, yeniden yorumlamak...Ben seviyorum geçmişi kurcalamayı.Kurgulamayı değil elbet, çünkü değiştirmeyi istediğim bir geçmişim yok. Bir dostum "dikiz aynasına bakarak yol alınmaz" der.Doğrudur da...Ama ben nedense araba kullanırken de yaşamımda olduğu gibi sık sık dikiz aynasına bakıyorum. Alışkanlıklardan vaz geçmek, vız gitmek kolay olmuyor. Dileğin benim için de gerçek olsun mu Sunacım?
Çok güzel bir dilek olmuş çünkü...

aimge dedi ki...

insan geçmişe şu anın boşluklarını tamamlamak için sarılır... özlediği duyguyu yakalamak için... bazen çok güzeldir geçmişe sarılmak, yaşadığın şeyleri tekrar yaşamak farklı bi zaman içinde anımsamak, umarım bu yıl, anımsamak istenen anılarla ,tekrar yaşanmak istenen duygularla dolu olur... hiç bi anı geri getiremeyiz ama onları hatırlayabiliriz.......yüzümüzde bi gülümseme belirir ve bu gülümseme yeni yaşantılara kapı açar......

E.L.I.F dedi ki...

Canim,

Yine o kocaman yureginle o kadar guzel dilekler dilemissin ki...Hepsi gerceklesecek canim biliyorum...Ben ek olarak yeni yilda guzel gunlerin bizi bekledigine dair umudumuzu kaybetmemeyi diliyorum...Seni cok ama cok seviyorum...Yeni yilin kutlu olsun birtanem...

ezop dedi ki...

Gayecim ve Elifim yazdıklarınız gerçekten çok manidar. Demiştim ya umudumu yitirmeme gibi bir saflığım var diye. Bu yıl da 31 Aralık gecesi saatler 12'yi gösterdiğinde ben yine dua ettim, barış, mutluluk,sağlık bizlerle, tüm insanlıkla olsun diye. Bakalım bu dilek tutacak mı?

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails