Çarşamba, Mayıs 30, 2007

Ezgi'ye alternatif, "alternatif İstanbul"...

bir uyurgezer olup, gecenin ücra saatlerinde dolaşmak istiyorum İstanbul'u boydan boya kimse uyanmasın diye giymiyorum ayakkabılarımı koşarken Beyoğlu sokaklarında hoyratça, Sultanahmet Meydanı'nda dans etmek istiyorum arınmışçasına tüm günahlarımdan, ve bitmeyen aşk şarkıları söylemek istiyorum Süleymaniye Camisi'nin minaresinden sevgi sözcükleri fırlatırken surların tepesinden seyretmek istiyorum Galata Kulesi'yle Kız Kulesi'nin valsini meydan okurcasına tüm aşıklara, ve Galata Köprüsü'nün üzerinden torba torba hayallerimi boşaltırken denize, veda etmek istiyorumü hiç görmediğim İstanbul'a. 10.02.1996 sene 96'da bunları yazmışım o zamanlar fotoğraflar ve filmler haricinde hiç görmediğim İstanbul için. Oysa şimdi ne mutlu ki böylesine aşık olduğum bu şehri doyasıya yaşayabilecek fırsatlarım oluyor, olmasa da yaratıyorum. Platonik yaşamıyorum yani artık bu aşkı, biliyorum ki karşılıklı...:-)). Hep Ezgi'nin www.alternatif-istanbul.net' inde mi olacak o güzelim İstanbul fotoğrafları? Biraz da biz gösterelim marifetlerimizi, kente dair izlenimlerimizi...Anlayın işte, kıskanıyorum...:))

14 yorum:

Ezgi dedi ki...

Ben... Çok özledim Ezgi.

Herşeyini, duvar yazılarını, sahaflarını, eskicilerini, sinemalarını...

İlaç gibi geldi. Yaşasın kıskançlar!:)

"Kızkulesinin aklı olsa / Galata kulesine varır / Bir sürü çocukları olur." (B.R.Eyüpoğlu)

Goddess Artemis dedi ki...

@ EZOP:

Nefis kareler bunlar ve çok hoş satırlar. Evet, bir aşktır İstanbul, sadece İstanbul'u "gerçekten" bilenlerin, görenlerin, yaşayanların anlayabileceği...

Elinize, gözünüze, gönlünüze sağlık! :o)

E.L.I.F dedi ki...

Ozledim ulen ozledim...hem seni hem Istanbul'u:)

aydan dedi ki...

Tek kelimeyle mükemmel, hem resimler hem sözler böylesine anlatabilir ancak İstanbul'u Ezgicim.

aimge dedi ki...

istanbul' a gidince yüreğim sıkışır kalbim çarpmaya başlar, istanbul derim İstanbul' a: Ey İstanbul kokuyosun buram buram , yaşıyorsun hayat var senin içinde, üzerine bastığım bu yollarda her bir kaldırımın bana ben katıyor Ah İstanbul......İstanbul benden bir parçadır diye düşünürüm çok şey var anlatacağım İstanbul hakkında saattlerce konuşabilirim....Derim ki konuşmaya başlarsam:
Ah İstanbul senin hüznün sevdirdi bana seni.Senden önce hüznün bu yanını bilmezdim, hatta bendeki hüzünlü yanın bu kadar heyifli olacağını bilmezdim. Ah İstanbul, bir örnek vereyim sana bir bardak çay düşün bak ince belli tavşan kanı geçerim senin sahiline rüzgarın cömerttir en sıcak yaz günlerinde bile saçlarım uçuşurken yudumlarım azar azar bakarım sana kendime denizle ... Ah İstanbul, sen bana beni anlatırsın inceden inceye o kadar kişilklidir ki yapın, kimse sana benzeyemez ama bulur kendini sende.
Ah İstanbul kimler geldi kimler geçti dersin ve her zaman umut verirsin yeni bir hayat için seninle.
Ah İstanbul sokakların bir melodi gibidir her telden çalar ayrı ayrı kulaklarında binbir çeşit müzikle dolaşırsın içinde. Ah İstanbul gündüzün ayrı gecen ayrı cazibedir seninle ağlamak bile güzeldir
Ah İstanbul insanın yüreğinin en ince yerinde saklanırsın düşündüldüğünde sızlatır biryelerini işte. Ah İstanbul hüzünlü bir şarkısın içimde.

ezop dedi ki...

Ne güzel, demek ki böylesine aşığız İstanbul'a;o kendine has,hoyrat, cilveli kadına! Bedri Rahmi'nin dizelerini yazmış Ezgi.Ne güzel söylemiş değil mi büyük usta?Atilla İlhan da "İstanbul Ağrısı"nda "...1949 Eylül'ünde birader mırç ve ben
sokaklarında mohikanlar gibi ateşler yaktık
sana taptık ulan
unuttun mu
sana taptık."der ya.İşte öyle bir sevgi ona beslediğimiz.
Dün Herkes Bunu konuşuyorda konu İstanbul'du, ve ben ayağımın tozuyla döndüğüm İstanbul'u dinledim, Murat Belge'den, Sunay Akın'dan...İstanbul'u böylesine özleyen aşıkların özlemi umarım kısa zamanda son bulur..:)

ezop dedi ki...

Bu arada hiç birimiz Goddess Artemis kadar şanslı değiliz, İstanbul'u böyle doyasıya yaşayıp, kahvaltımızı boğaza karşı yapamıyoruz :((. İşte o yüzden kendi çapımızda avunuyoruz...Kıskanıyorum uleeeennn..

rehav@ dedi ki...

makinayı kapıp yollara düşesim geldi.
ama sıcak çok sıcak.
her şeyi iyi güzel de bu istanbul'un. nemi ve kurşunu öldürüyor insanı.
ama istanbul işte. başka yok!
vazgeçilemeyen sevgili timsali.
ve
şairin dediği gibi;
canımdan bezdiğim İstanbul
güzel İstanbul
kahpe İstanbul
canım İstanbul
.

Ezgi dedi ki...

Yine geldiğinde haberim olsun Ezgi. Ben de makinamı kapayım, iki Ezgi, Ezgi Ezgi dolanalım Yeditepe'yi.

Adalar Modalar, eskiciler yeniciler, deniz börülceleri...

:)

Temmuz'dan itibaren!

:)

ezop dedi ki...

Valla süper olur...Ben de bir "aralık" yaratabilirsem yine kendime, kapıp makinaları köprü altına gidelim.:)).Eğer gelemezsem sen benim için de yap aklımızdan geçenleri. :)

ezop dedi ki...

Tembellik yok, rehavete kapılmak da...:) Hadi yollara, İstanbul'u İstanbul'da olamayanlara yaşatmaya...

Adsız dedi ki...

Acayip kıskandım; nasıl bir sevgidir bu, nasıl bir tutku..İstanbul olmak varmış, istanbul'da olmak..(suna)

Ezgi dedi ki...

Evet evet! Köprü altında rakı bardağından vapur geçirelim.:)

Artık bu sözden sonra da aralık, boş zaman vs. yaratamazsan ben bilmem.:)

aimge dedi ki...

Anadolu kavağında, boğazın karadenize açıldığı yerde tam köşedeki balıkçı.... gözümde tütüyosun

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails